Miftahü'l-Kulub - Kalplerin Anahtarı
Bilgilendirme !
1- Sitemizde Satışa çıkartılan Ürünler büyük bir bölümü kullanılmış ikinci el ürünlerdir. Sıfır Olarak Satılan ürünlerde Sıfır Ürün etikeri ile etiketlendirilir.
2- Teknik ekiplerimiz tarafından satışa hazırlanmak üzere tüm test ve kontrolleri eksiksiz bir şekilde yapılır ve Ürün Bilgisi alanına eklenerek satışa çıkartılmaktadır.
3- Ürüne ait Ürün Detayları kısmındaki bilgiler teknik ekibimiz tarafından doğrulanmış bilgileridir. Ürünü sipariş vemeden önce Ürün Detayları ve Ürün bilgisi alanını dikkatlice okumanızı tavsiye ederiz.
4- Satıştaki tüm ürünler kendi orjinal resimleri çekilerek siteye eklenmektedir. Ürün Detayları alanındaki Resim Deyat bölümünde aksibir ibare yok ise resimdeki ürün gönderilecektir.
5- Satıştaki ürünler kendi stoklarımızdan gönderilmekte olup. Stoklarımız günceldir. Ürün stokta varmıdır tedirginliğine düşmeden Gönül rahatlığı ile sipariş verebilirsiniz.
Bilgi kartı
- Durum
- İkinci el Ürün
- Dil
- Türkçe
- Sayfa Sayısı
- 463
- Cilt Durumu
- Cilt'li
- Baskı Sayısı
- 1. Baskı
- Baskı Yılı
- 2001
- Baskı Yeri
- İstanbul
- Kondisyon
- Çok iyi durumda
- Tedarikçi
- Eskicievi
- Resim Detay
- Resimler Kitabın Kendi Resimleridir.
- BİN yıla yakın bir zamandan beri kitaplarıyla Müslümanları irşad eden ve aydınlatan, Zeynüddin ve Hüccettilisıam sıfatlarını hakketmiş bulunan imam Ebû Hâmid Gazalî hazretleri, El-Munkizu mimed-dalâl adlı eserinde, Müslüman taifeleri incelediğini, bunlar içinde islam dinini en iyi yaşayanların sûfiler olduğunu yazar. Hangi sûfiler? Elbette ki, öncelikle Şeriat'a, zâhir fıkhına, din ahkâmına sımsıkı bağlı olan ve bunları kendi ERİAT, dinimizin hükümlerinin hepsine birden verilen isimdir. Şeriatsız İslam olmaz. Şeriat hükümleri Allah'ın kitabından, Resûlullah efendimizin sünnetinden ve hadîslerinden çıkartılmıştır. Şeriatı inkâr veya tahkir eden dinden çıkmış olur. Dini kabul ettiğini söyleyeceksin, sonra da hükümlerini inkâr edeceksin. Böyle çelişki olur mu? Dinimizin ameliyata ve füruata dair hükümleri dört hak mezhebin fıkıhlarında ortaya konulmuştur.
- Bunlardan herhangi birini bütünüyle kabul eden kimse doğru yolu bulmuş olur. Çünkü bunlar usûlde birdir, ittifak halindedir. İhtilâflar (çeşitlilikler) teferruata aittir. Bu ise bir rahmet, zenginlik kaynağıdır Başlangıçtan bu güne kadar hakikî sûfiler Şeriata, fıkha, mezhebe bağlı olagelmişler; mezhepsizlik yahut telfik-i mezahip (mezheplerin hükümlerini birbirine karıştırarak uygulamak) gibi bid'atlerden uzak durmuşlardır. "Her kişi bir din ü mezheb tutar, illâ bize / Dîn-i İslam, Şer '-i Ahmed, mezheb-i Numân yeter” (Gaybî). Yine hakikî sûfiler akaid ve usûl hükümlerinde de ehl-i sünnet imamlarına tâbi olmuşlardır.
- BİR kısım inkârcılar tasavvufu tümüyle reddederken, bir kısım kimseler de, gerçek mutasavvıf olmayan bazı bozuk şahıs ve zümreleri bahane ederek tasavvufa cephe almaktadır. Orta yolda olanlar ise, Şeriata ve İslam dininin zâhir hükümlerine bağlı ve sâdık olan hakikî sûfileri beğenmekte, tasdik etmektedir. Anadolu'ya ve Rumeli'ye İslam dini, sûfi büyüklerinin himmetleriyle, tasavvuf ve tarikatlarla girmiş olup onlar bizim bu iklimde varoluşumuzun sebepleridir ve mânevî velinimetlerimizdir. Anadolu ve Rumeli İslamlığı demek Ahmed Yesevî, Celâlüddin Rumî, Hacı Bayram Velî, Hacı Bektaş Veli, Şaban-ı Velî ve daha yüzlerce kutup, gavs, pîr, mürşid-i kâmil ve şeyh-i mükemmildir (Cenab-ı Hak onlardan razı olsun ve yüce sırlarını tasdik eylesin).
Bilgi kartı
- Durum
- İkinci el Ürün
- Dil
- Türkçe
- Sayfa Sayısı
- 463
- Cilt Durumu
- Cilt'li
- Baskı Sayısı
- 1. Baskı
- Baskı Yılı
- 2001
- Baskı Yeri
- İstanbul
- Kondisyon
- Çok iyi durumda
- Tedarikçi
- Eskicievi
- Resim Detay
- Resimler Kitabın Kendi Resimleridir.
