Sarı Saltuk'a Ait Bir Fetva - Prof. Dr. Tayyip Okiç
Bilgilendirme !
1- Sitemizde Satışa çıkartılan Ürünler büyük bir bölümü kullanılmış ikinci el ürünlerdir. Sıfır Olarak Satılan ürünlerde Sıfır Ürün etikeri ile etiketlendirilir.
2- Teknik ekiplerimiz tarafından satışa hazırlanmak üzere tüm test ve kontrolleri eksiksiz bir şekilde yapılır ve Ürün Bilgisi alanına eklenerek satışa çıkartılmaktadır.
3- Ürüne ait Ürün Detayları kısmındaki bilgiler teknik ekibimiz tarafından doğrulanmış bilgileridir. Ürünü sipariş vemeden önce Ürün Detayları ve Ürün bilgisi alanını dikkatlice okumanızı tavsiye ederiz.
4- Satıştaki tüm ürünler kendi orjinal resimleri çekilerek siteye eklenmektedir. Ürün Detayları alanındaki Resim Deyat bölümünde aksibir ibare yok ise resimdeki ürün gönderilecektir.
5- Satıştaki ürünler kendi stoklarımızdan gönderilmekte olup. Stoklarımız günceldir. Ürün stokta varmıdır tedirginliğine düşmeden Gönül rahatlığı ile sipariş verebilirsiniz.
Bilgi kartı
- Durum
- İkinci el Ürün
- Dil
- Türkçe
- Sayfa Sayısı
- 252
- Boyutlar
- 13.5 cm / 21 cm
- Cilt Durumu
- Karton Kapak
- Baskı Sayısı
- 1. Baskı
- Baskı Yılı
- 2015
- Baskı Yeri
- İstanbul
- Kondisyon
- Sıfır ayarında çok temiz.
- Tedarikçi
- Eskicievi
- Resim Detay
- Resimler Kitabın Kendi Resimleridir.
- Balkanları Türkleştiren ve İslamlaştıran efsanevî şahsiyet olarak tarihe geçen Sarı Saltuk hakkında Cem Sultan tarafından Ebul Hayr el-Rum?ye yazdırılan Saltuknâme'den sonra asırlarca ondan bahseden müstakil bir eserin varlığı bilinmiyor.
- Adına yapılmış kırka yakın makam bulunan San Saltuk isminin tarihin belli bir döneminden sonra unutulduğu veya unutturulduğunu da söylemek mümkün. Ancak birçok mutasawaf ve halk önderinde olduğu gibi onun ismi de halk kesimleri arasında, dilden dile dolaşan menkıbelerle yaşadı ve gelecek nesillere aktarıldı.
- Asırlar içerisinde onun efsanevî hayatından ve hakkındaki anlatımlardan çıkarılan hayat felsefesi, çok büyük bir coğrafyada toplumu geleceğe taşıyan kültüre dönüştü. Hakkındaki bilinmeyenlerin bilinenlerden çok olmasına rağmen, kendisini ona bağlı hisseden, hatta onun mirasçısı olduğunu kabul eden büyük bir kitle oldu.
- Osmanlı Devleti'nin son iki asrında yaşanan gelişmeler ve Balkanların elden çıkması Sarı Saltuk Baba isminin bilerek veya bilmeyerek gündemden iyice düşmesine vesile oldu. O coğrafyada kurulan yeni devletlerin kendi kimliklerini pekiştirmek maksadı ile eski dönemin izlerini örtme gayretleri, ardından gelen komünişt ideolojiler döneminin tarih, kültür, din karşıtlığıyla güçlenerek tam bir karartmaya dönüştürüldü.
- Bunlar yaşanırken kendi derdine düşmüş Türkiye'nin münevver kesiminin öncelilderi dar bir alana hapsedilmişti. Bırakınız elden çıkan bölgelere ait dinî, tarihî ve kültürel değerleri sahiplenmeyi, elde tutmaya gayret ettiğimiz Anadolu'ya ait değerleri yaşatmak için bile gerekli imkân ve çabayı görmek bile zordu. Ancak, tarihin yapıcısı, yönlendiricisi ve mühürleyicisi hüviyetindeki kişilerin ilâ-nihâye bırakıldıkları kuytu köşelerde kalması mümkün değildir. Onlar takdiri ilahinin uygun gördüğü bir şeldlde, zamanda ve mekânda tekrar etkilerini gösterme gibi bir özelliğe sahiptirler.
- Halkın kültürel kodlarında yaşamayı sürdürmüş olan Sarı Saltuk Baba da 20. Asrın belli bir döneminde tekrar münevverlerin gündemine girmeye başladı. Balkanların tarihini değişirdiği döneme ait varlığını çeşitli velayetnâme, seyahatnâme ve tarihlerde gördüğümüz Sarı Saltuk Baba'yla Türk kamuoyu son asırda Yahya Kemâl Beyatlı'nın bir mısrasında karşılaştı. Neredeyse şiirlerindeki her kelime büyük yankı uyandıran Y. Kemal'in şiiri Türk münevverlerinin yüzüne indirilmiş bir şamar ağırlığındaydı. Ancak şiirin ağırlığı ve taşıdığı mesajların derinliği, devrimiz insanının üzerine giderek değerlendirebileceği gibi değildi. Bu şiir hala münevverlerimizin ilgi ve tahlilini beklemektedir.
- San Saltuk Baba'yı gündeme sokan ikinci önemli qlaş Prof. Dr. Tayyip Okiç'in Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi'ndeld 'Sarı Saltuk'a Ait Bir Fetva' başlıklı makalesi oldu. Derginin 1952 yılında yayınlanan ilk sayısında 10 sayfalık bu makalede Prof. Dr. Tayyip Okiç, Kanuni Sultan Süleyman'ın sorusu üzerine Ebussuud Efendi tarafından verilen Sarı Saltuk hakkındaki bir fetvadan hareketle gerek onun kimliği gerekse Balkanların İslamlaşması konularında bilgi veriyordu.
- Aynı sayıda Prof. Dr. Yusuf Ziya Yörükan'ın da bir makalesi ve bir kitap tahlili yer almaktaydı. 1949 yılında kurulan İlahiyat Fakültesi'nin dinî konuları ilmî seviyede ele alacak bu dergi önemli bir boşluğu dolduracak olması yanında önemli bir tartışma platformu olmaya da adaydı. Bu gerçeği daha derginin ikinci sayısında görecektik.
- Derginin 2. Sayısında Prof. Dr. Yusuf Ziya Yörükan 23 sayfayı bulan Bir fetva münasebetiyle: Fetva Müessesesi, Ebussuud Efendi ve Sarı Saltuk' başlıklı uzun bir makaleyle konuyu ele alıyor, T. Okiç'in görüşlerine karşı çıkmakla kalmıyor, tam anlamıyla onu yerden yere vuruyordu.
- Prof. Dr. Tayyip Okiç'in buna mukabelesi derginin bir sonraki yılında, 1953 yılına ait 2. Sayıda oluyor, yazar bir kitap hacmindeki 71 sahifelik uzun bir makaleyle Y. Ziya Yörükan'a cevap veriyordu. T. Okiç bu makalede fikirlerini savunmada kalmamış, Yörükan'ın niyetini de sorgulayan sert bir tavır sergilemişti. Bunlan yaparken hem İslamdaki fetva müessesesi hem de San Saltuk, bu bağlamda Balkanlara ve Orta Avrupa'ya İslam'ın yayılışı hakkında çok geniş bilgiler veriyordu.
Bilgi kartı
- Durum
- İkinci el Ürün
- Dil
- Türkçe
- Sayfa Sayısı
- 252
- Boyutlar
- 13.5 cm / 21 cm
- Cilt Durumu
- Karton Kapak
- Baskı Sayısı
- 1. Baskı
- Baskı Yılı
- 2015
- Baskı Yeri
- İstanbul
- Kondisyon
- Sıfır ayarında çok temiz.
- Tedarikçi
- Eskicievi
- Resim Detay
- Resimler Kitabın Kendi Resimleridir.