Yüreğin Sesi Zeytin Ülkesi - Mehmet Başaran
Bilgilendirme !
1- Sitemizde Satışa çıkartılan Ürünler büyük bir bölümü kullanılmış ikinci el ürünlerdir. Sıfır Olarak Satılan ürünlerde Sıfır Ürün etikeri ile etiketlendirilir.
2- Teknik ekiplerimiz tarafından satışa hazırlanmak üzere tüm test ve kontrolleri eksiksiz bir şekilde yapılır ve Ürün Bilgisi alanına eklenerek satışa çıkartılmaktadır.
3- Ürüne ait Ürün Detayları kısmındaki bilgiler teknik ekibimiz tarafından doğrulanmış bilgileridir. Ürünü sipariş vemeden önce Ürün Detayları ve Ürün bilgisi alanını dikkatlice okumanızı tavsiye ederiz.
4- Satıştaki tüm ürünler kendi orjinal resimleri çekilerek siteye eklenmektedir. Ürün Detayları alanındaki Resim Deyat bölümünde aksibir ibare yok ise resimdeki ürün gönderilecektir.
5- Satıştaki ürünler kendi stoklarımızdan gönderilmekte olup. Stoklarımız günceldir. Ürün stokta varmıdır tedirginliğine düşmeden Gönül rahatlığı ile sipariş verebilirsiniz.
Bilgi kartı
- Durum
- İkinci el Ürün
- Dil
- Türkçe
- Sayfa Sayısı
- 174
- Boyutlar
- 13.5 cm / 19.5 cm
- Cilt Durumu
- Karton Kapak
- Baskı Sayısı
- 3. Baskı
- Baskı Yılı
- 1992
- Baskı Yeri
- Ankara
- Kondisyon
- Sıfır ayarında çok temiz.
- Tedarikçi
- Eskicievi
- Resim Detay
- Resimler Kitabın Kendi Resimleridir.
- OCAK TÜTTÜRECEĞİZ Yıllarca sinsi bir kuşatılmışlığı yaşadıktan sonra kurtulduk sanıyordum ben... Kuşatmalar düzenleyenlerin de işleri sarp saracağa lwnziyordu çünkü... Ama öyle değilmiş, büsbütün çe- kilip gitmemişler. Bizi sıkan çemberi gevşetmişler... Atlarının it- lerinin sesi uzaklaşır gibi olmuş sadece... Açıkça ortaya çıkmı- yorlar da, kılık değiştirmclcr, ince oyunlarla sürdürüyorlar gay- n. Karanlıklara, gölgelerc bürünmüşler... "Aman kardeşim dikkatli ol, yerin de duvarların cja kulakl n vardır bu ülkede... Köşe başlarındaki gizli gözler, yüzünü in- celcrler, alnındaki çizgilerden, gözlerinden aklından geçenleri izlemeye çalışırlar..." "Ama demokrasi... Çok partili yaşam..." "Çocuksun be, hâlâ akıllanamadınız... Kamını doyuramay nar gezi özgürlüğü... Okuma yazma bilmeyene düşüme ve söz özgürlüğü... Hadi canım sen Yana yuna bakınıyorum, kimseler yok... Milat öncesinin saldırganları bunlar... Yapışmışlar halkın sır- tına kene gibi... Yıkıntılığın gövermesi, ocakların tütmesi ürkü- tüyor onlan. Helena'nın kaçırılmışlığı, sarayın namusu, "Falan filan değerlerin korunması” bahane. Amaçları yağma, talan... Nasıl da her yana yerleştirmişler masum görünüşlü tahta at- lannı... Önünden geçtiğin yapı... Çelik dolaplarda saklanan Çilt aylı dosyalar... Yazılar, yazılar, yazılar... Seslerinde zorlama bir yumuşaklık, babacan görünmeğe ç Işıyorlar... Yeni müdürleri, müfettişleri... "Siz dersleririize bakın çocuklar... Neidiğü belirsiz kişilerin saçmalıklarıyla kafalarınızı karıştırmayın... Önce bilgi. İlle de kitap okumak istiyorsanız, tarihimizi okuyun... Bu klasikler!.. Çoğu hakkında... Vaadim midir nedir biri, Mecliste bile... Sırıtmaya benzeyen gülüşlerle, kitaplık kilitlendi. Fazla yorulmamızı da istemiyorlardı. Neden taş taşıyorduk sırtımızda? Öbür okullarda var mıydı böyle bir şey... Niçin tuğ- la pişiriyor, kanallar açıyorduk? Kırlar ortasında, gün doğu- mundan gece yarılarına Roma'lı köleler gibi neydi halimiz?
Bilgi kartı
- Durum
- İkinci el Ürün
- Dil
- Türkçe
- Sayfa Sayısı
- 174
- Boyutlar
- 13.5 cm / 19.5 cm
- Cilt Durumu
- Karton Kapak
- Baskı Sayısı
- 3. Baskı
- Baskı Yılı
- 1992
- Baskı Yeri
- Ankara
- Kondisyon
- Sıfır ayarında çok temiz.
- Tedarikçi
- Eskicievi
- Resim Detay
- Resimler Kitabın Kendi Resimleridir.